Kategori

HİKAYE – MASAL

Kategori

Size minnak bir hikaye anlatmak niyetim. Öyle minnak ki ellerinle tutmaya çalışsan tutmak için en az üç hamleyle parmaklarında bulacağın bir hikaye bu.
Açar mısın kapıyı. Aç kapıyı, aç dedim sana, açsana be.
Büyük bir gürültü ve ardından gelen büyük bir rahatlama. Artık kapı açılabilir. Kendisine açtığı kapı yaşamına gebeydi. Haliyle doğum sancılı olacaktı, her anını hissettiği. Normal yollardan bir doğum. Oysa içerdeki açsaydı kapıyı ona, sezeryan olacaktı onunkisi, narkoz etkisi geçince hiçbirşeyi hatırlamadığı. Bir an odada bulacaktı kendini ve ellerine gülen bir bebek verilecekti. Ama şimdi zorlayarak girdiği odada kendisine verilen kendiydi, hiç durmadan ağlayan mama isteyen. Onu susturmanın yolu doyurmaktı belli ki. Hemen kolları sıvayıp başladı mama yapmayı ögrenmeye. Sonra başladı dönmeye kendi yoluna. G Yıkık döküktü yol üzerinde rastladığı. Niyeti inşaa etmekti harabe gördüğünü. İçindeki çiçek bahçesinin sararan yapraklarını budamaktı gayreti. Kararlıydı bu tabloyu sergilemeye, seyircisi olmaya kendinin.
Size o’nun hikayesini anlatıcam. O herşey olan.O sen olan ben olan biz olan. O yaşayan; ağlayan gülen öfkelenen kibirlenen o ölen; gören duyan konuşan dokunan koklayan.
O heryerde olan. O,o olan onun içinde kaybolan.
O sen olan…
Bu hikaye senin hikayen. Belki henüz hiç farkedemediğin belki henüz içine düştüğün belki henüz dokunup hissettigin belki henüz ortalarına geldiğin ve belki henüz sonlarına tırmandığın.
Bu hikaye dağın eteklerinde güneşin keyfini sürmeyi hayal edenlerin hikayesi.
Bu hikaye nerde bir ayna varsa önüne geçip kendini sevenlerin hikayesi.
Bu hikaye değişimin sihrini gerçekleştirip sihirbaz olanların hikayesi.
Bu hikaye sihre inanların hikayesi.
Abra kadabra!…